Neden Rüya Görüyoruz? – Yatsan Blog

Neden Rüya Görüyoruz?

7 Ekim 2016

Ömrümüzün neredeyse üçte birini uyuyarak geçiriyoruz ve uykunun büyük bölümünde rüya görüyoruz. Fakat niye rüya gördüğümüzü ve rüyaların ne işe yaradığını bilmiyoruz. Madem işimiz uyku ve uykuyla alakalı akla gelebilecek her şey, konuyla ilgili bilinen ve bilinmeyenleri masaya yatıralım istedik.

Bilimsel açıdan rüyaların işlevi henüz tam olarak anlaşılmış değil. Çoğumuza çocukluğumuzdan beri gizemli gelen rüyaları neden gördüğümüzü bilmiyoruz. Ancak herkesin uyuduğu ve rüya gördüğü aşikar.

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, gün boyu öğrenilen bilgi ve becerilerin arkasından şekerleme yapıldığı takdirde bu bilgi ve becerilerin pekiştiğini ortaya koydu. Beynimiz anılarımızı da uyku sırasında belleğe kaydediyor. Araştırmalara göre rüyalar aslında beynimizin uyku sırasında ve uyanıkken nasıl işlediğini karşılaştırmanın başka bir yolu. Aslında beyin, uyku esnasında aynı gün ya da yakın zamanda yaşanmış deneyimleri yeniden aktive edip işleme sokuyor. Dolayısıyla yeni yaşadığımız deneyimler rüyamızda gördüklerimizi etkiliyor.

Rüya tabirleriyle ilgilenenler bol ama rüya bilimiyle ilgilenen araştırmacı çok az. Nörobilim alanındaki gelişmeler belleğin hayal gücümüzle nasıl ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Temelde beyinde neler olup bittiğini anlamaya başlıyoruz. Sinirsel devrelerin, korku gibi bazı duyguları kontrol ettiği kesin olarak biliniyor artık. Rüyanın insanın gelecekte karşılaşabileceği tehdit içeren durumların bir benzerini yaşattığını ileri süren kuramlar var. Bu da bir dereceye kadar rüyaların travmatik, korkutucu, duygusal senaryolar içeren pek çok olumsuz hisle dolu olması gibi birçok özelliğini açıklıyor.

Aslında rüya nedir ve niye rüya görüyoruz diye sorduğumuzda tek bir cevabı yok. Herkes kendine göre acayip rüyalar görüyor ve kimi kendi çapında yorumlamaya çalışıyor kimiyse üzerinde durmuyor.

Freud’un rüyalarla ilgili görüşleri ve çıkardığı sembolik anlamlar bir yana, rüyaların gizli bir anlamı olduğu ve çözülmesi gereken mesajlar içerdiğinin bilimsel hiçbir kanıtı yok. Dolayısıyla rüyalarınızı yorumlaması için bir rüya tabircisine ihtiyacınız da yok. Kendi yaşamınızda olup bitenleri sizden daha iyi bilen biri olmayacağına göre sizi hiç tanımayan birinden rüyalarınızı yorumlamasını beklemek de anlamsız. 

NEDEN RÜYALARIMIZDA CANAVARLARDAN KAÇIYORUZ?

Çoğu insan sıklıkla tekrarlayan rüyalar ya da tamamen aynı olmasa da aynı konular etrafında şekillenen rüyalar görüyor. Bu oldukça sık rastlanan bir durum. Bir türlü merdivenleri çıkamamak ya da ayakkabısını kaybedip bulamamak gibi… Mesela rüyamızda ne zaman kitap okuduğumuzu görsek ya da telefonun tuşlarına basmaya çalışsak harfler ve rakamlar hareketlenip birbirine karışır. Bunun nedeni basit, gerçekten ortada okunacak bir kitap ya da tuşlarına basılacak telefon yok. Her şey kafamızda. Rüyalarda sabit bir şey olması çok zor, çünkü rüyalar zaten sürekli değişen görsel temsillerden ibaret. Rüyamızda ne zaman karmaşık bir görüntüye baksak anında değiştiğini görürüz.
Sürekli değişen görüntüler, farklılaşan ortamlar. İşte rüyalar alemi. Çünkü hiçbiri gerçek değil, yalnızca zihnimizde birer temsil. Bu da sahiden somut bir nesneye dokunmak gibi değil hiç, tamamen soyut bir boyut.

Rüyanızda koşmak istersiniz, koşamazsınız, kaçmak istersiniz donar kalırsınız. Ağzınızı açarsınız sesiniz çıkmaz, vs. Bunun REM uyku evresinde kaslarımızın geçici olarak tümüyle felç olmasıyla ilgili olduğunu öne süren araştırmacılar var. Uykudayken bedenin motor kontrol sistemi çalışmadığı için kaslarımızın sinir sistemimizle olan bağlantısı kesilmiş durumda olduğundan, uyanık olduğumuzdaki gibi hareket etmemiz olanaksız. Bir şekilde, zihnimiz kaslara gönderilen sinyallerin etkisiz olduğunu algılıyor ve uyku sırasında sezinlediğimiz bu hissizlik, rüyamızda istediğimiz ve denediğimiz halde kıpırdayamamak ya da ses çıkaramamak biçiminde kendini gösteriyor. Bir anlamda uyku sırasındaki felç hali de ne yapıp edip rüyamızın içine dahil oluveriyor.

Uyanıkken hayalini kurduğumuz görüntüler, zihnimizde canlandırdıklarımızın hepsi kişiye özgü ruhsal deneyimler. Rüyalar ise uyurken yaşadığımız kişiye özgü ruhsal deneyimler. Ancak insanların uyanıkken gözleri daldığında neler düşündüklerini anlayamadıkça rüyaları da anlamak imkansız.

 

Kaynak: Uyku üzerine araştırmalar yapan Furman Üniversitesi Uyku Laboratuarı’ndan Dr. Erin Wamsley.

Yorum Yok

Yorum Gönder