Kafeine Muhtaç Olmadan Uyanık Kalabilme Yöntemleri – Yatsan Blog

Kafeine Muhtaç Olmadan Uyanık Kalabilme Yöntemleri

2 Mayıs 2018

Dün uyumanız gereken saati fazlaca geçirdiniz. Yapılması gereken zorunlu işler gereğinden fazla ayakta kalmanıza sebep oldu ve doğal olarak bu ertesi gününüze yansımış durumda. İşyerinizde enerjiniz düşük, odak noktanız kaybolmuş bir biçimde sarıldığınız yegâne şey kafeinli içecekler mi oluyor? Kahvenin ön planda olduğu kafein içeren içecekler sandığınız gibi vücut dostu olmayabilir. Aşağıda sizler için kafeine muhtaç olmadan vücudunuzun sağlıklı ve enerjik olabilmesi adına bazı ipuçlarını paylaşacağız.


Sağlıklı bir kahvaltı

Güne doğru başlayabilmek, geri kalan zaman dilimde de hissedeceklerinizi büyük ölçüde etkilemektedir. Çoğu zaman kahvaltının günün en önemli öğünü olduğundan bahsedildiğini duyarız. Araştırmalar, sabah bir şeyler yedikten sonra uyanıklık hissinin daha çabuk geldiğini ortaya koymuştur. Tabi herhangi bir şey yemektense, doğru besinleri alabilmek burada önemli hale geliyor. Hamur işi ürünler, şekerli çörek ve sağlıksız atıştırmalıklar vücudunuz için iyi olmamakla beraber, kısa sürede tekrar açlık hissi ile karşı karşıya kalmanıza sebep olabilir. Bu yüzden sabahları yulaflı, lif oranı yüksek besinleri tüketerek güne daha iyi bir başlangıç yapabilirsiniz.


Düşük karbonhidratlı meyveler

Meyve tüketimi yalnızca uyanıklık hissi için değil, sağlığınız adına vücudunuzun alması gereken besinler arasında önemli bir yer tutar. Bununla beraber portakal, greyfurt, elma ve ahududu gibi meyveleri tüketerek enerjinizi üst seviyeye çıkartabilirsiniz.


Portakal suyu

Narenciye gurubu meyvelerinden portakal, flavonoid diye adlandırılan moleküller bakımından zengin bir meyvedir. Bu molekül yaşlanmaya bağlı olarak yavaşlayan bilişsel gelişmeyi yavaşlatır ve Alzheimer gibi hastalıkların başlangıcını azaltır. Yapılan araştırmalar, flavonoid tüketen kişilerin tüketmeyenlere oranla uyanıklık hissinin çok daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Sabahları sağlıklı olarak hazırladığınız kahvaltınıza bir bardak portakal suyunu dahil edebilirsiniz.
Ayrıca güne sağlıklı başlayabilmek, geceden alacağınız sağlıklı ve kaliteli bir uyku ile mümkündür. Sağlıklı bir uyku için de, en önemli bileşen üzerinde 7-9 saatini geçirdiğimiz yatağımız haline geliyor. Hemen buradan Yatsan yatak kategorisindeki ürünlerimizi inceleyebilir, size en uygun yatağın seçimini yapabilirsiniz.


Gün ışığı

Melatonin, beyin tarafından üretilen bir hormondur ve uykunuzun düzenlenmesinde kritik bir rol oynar. Eğer karanlık bir alan içerisindeyseniz, bu sizi daha fazla uykulu hissettirecektir. Güne başlarken mutlaka gün ışığına veya benzeri bir aydınlatılmış alanda olduğunuzdan emin olun. Aynı zamanda işyerinizde pencere ve perdelerin açık olmasına özen gösterin, molalarınızda dışarı çıkarak melatonin üretimini arttırmaya çalışın.
Aydınlatmalar ile beraber, odanızda uygulayacağınız dekorasyon ve renkler de psikolojiniz üzerinde önemi bir etki yaratır. Hemen buradan “Odanızdaki Renklerin Uykuya Etkisi” konu başlıklı blog yazımıza ulaşabilir ve sizin için en uygun tasarımı yaratabilmek için önerilerimizi inceleyebilirsiniz.


Not almak

Bir toplantı sırasında birden bire yorgun ve uykulu hissettiyseniz, insanların söylediklerine dair notlar almayı deneyin. Bunu yapmak zorunda olmasınız bile uygulamaya çalışın. Bu şekilde bir davranış ile duyularınız ve beyniniz uyarılacak, daha uyanık hissedeceksiniz.


Egzersiz yapmak

Fiziksel aktivite, diyet ve sağlıklı bir uyku ile beraber yaşamınız için olmazsa olmaz noktaları temsil eder. Sabahları uyandığınızda yapacağınız ufak egzersiz hareketleri ile güne daha dinç ve enerjik başlayabilirsiniz. Bu sayede vücudunuzdaki kan akışı düzenlenir, beyninize daha fazla oksijen gider ve zihinsel performansınız artar. Ayrıca, beynin bir parçası olan – düşünme ve öğrenme için kritik olan – hipokampus, egzersiz sırasında oldukça aktiftir. Bu nedenle, tüm gün masanızda oturmayın. Ofisinizde veya işyerinizde gün içinde aralıklı olarak yürümeye çalışın.


Müzik dinlemek

Müzik dinlemek hareket ve duygu ile ilişkili beyin bölgelerindeki aktivasyonu arttırabilir. Ayrıca vücudunuzda “iyi hissetmek” için kimyasal olarak dopamin salgılanmasına yardımcı olur. Çalışma ortamınız bunun için müsait değilse, zaman zaman kulaklık yardımıyla dinlemeye çalışabilirsiniz.


Oyun oynamak

Gün içerisinde çoğunlukla oyun oynamak için zamanınızın olmadığını biliyoruz fakat son dönemde düşünme ve bulma odaklı oyun uygulamalarından faydalanarak molalarınızda veya kendinize ayırabileceğiniz birkaç dakikalık bölümlerde devamlılığı olan bir oyun üzerinde zaman harcamayı deneyebilirsiniz. Bu hem düşünme kabiliyetinizi yükseltecek, hem de odaklandığınız için daha dinç kalmanızı sağlayacaktır.

Video izlemek

Youtube ve Facebook gibi kolayca eğlenceli videolara erişebileceğiniz platformları kullanarak sizi gülümsetecek şeyler izlemeyi deneyin. Dijital platformlar işyeriniz için uygun değilse, çalışma arkadaşlarınızla sohbet etmeyi deneyin. Konuşma ve kuracağınız iletişim, beyni her zaman uyanık tutar ve uyarır.

Bir sonraki blog yazımızda görüşmek üzere…

 

Yorum Yok

Yorum Gönder