Daha hızlı ve daha mutlu uyanabilmek için 5 ipucu – Yatsan Blog

Daha hızlı ve daha mutlu uyanabilmek için 5 ipucu

11 Ekim 2017

Sabah insanı olduğunuzu düşünmüyor musunuz? Günün ilk ışıklarına ne kadar dikkat etmeye çalışsanız, güne karşı umudunuz ne denli yüksek olursa olsun, o alarm çaldığında yerinizden kıpırdamak zor mu geliyor? Birkaç detay ile, tüm bu zor anları kendiniz için daha kolay hale getirebilirsiniz.

  • Odanızda doğal ışığa yer verin

Vücudunuz uyanabilmek ve kalkabilmek adına ışığa güvenir. Gözlerinizi açtığınızda ne kadar karanlık bir odadaysanız, uyanabilmeniz de bir o kadar güç olabilir. Odanızdaki pencereler yatağınıza ne kadar yakın olursa, karanlıkta kalma ihtimalinden o denli uzaklaşmak adına şans elde edersiniz. Gün ışığından faydalanmak bu noktada ayrıca önemli hale geliyor. Uyandınız ve gözünüzü açtınız, pencerenizden içeri giren ve duvarlara vuran tatlı bir gün ışığı sizi mutlu ve rahat hissettirip harekete geçirebilir. Günün bu tatlı ışığı, gözlerinizi kısa sürede tekrar kapatmanıza da engel olacaktır. Ne kadar fazla ışık ile temas ederseniz, uyanma kabiliyetiniz o derece gelişim göstermeye açık olur. Gece ve gündüz arasındaki ışık dengesini sağlayabilmek adına ise, perdelerinizi motorize bir sistem ve kumanda yardımıyla yönlendirebilirsiniz. Böylece gece olduğunda, dışarıdan gelecek ışıkları önleyebilmek adına hakimiyet sizin ellerinizde olmuş olur. Bu sistemlerin önemli bir özelliği de zamanlayıcıların olmasıdır. Yani gece yatarken kapattığınız veya yarıladığınız perdeler, sabah olduğunda tamamen açılarak sizi uyandırmak için harekete geçeceklerdir ve böylece uykuya dalma ve uyanma evrelerinizde daha rahat olabilirsiniz.

Bunların yanında yatak odanızı nasıl kişisel konfor alanınıza çevirebileceğinizi burada bulunan blog yazımızdan inceleyebilirsiniz.

  • Mutlu bir duvar rengi seçin

İçinde yaşadığımız alan, tüm detaylarıyla psikolojimizi etkilemektedir. Odamızda tuttuğumuz mobilyalar, aksesuarlar, nevresim takımları ve tablolar gibi birçok detay beynimize bir takım sinyaller gönderebilir. Dolayısıyla odamızdaki en büyük ve geniş detay, duvarlarımız haline geliyor. Odanızı dekore ederken ışığı hızlıca yansıtan ve içinden geçip parlıyormuşçasına ışıldayan renkleri seçebilirsiniz. Böylece uyku evresinden çıktığınızda sadece gözünüzde değil, iç dünyanızda da bir parıltı sağlayabilir. Çok koyu ve iç karartıcı renklere oranla, kullanabileceğiniz açık sarı ve açık mavi gibi renkler bedeninizi harekete geçirmenize yardımcı olabilir. Gözünüzü açtığınızda karşınızda belirecek yumuşak ve ferahlatıcı renklerden oluşan tonlar, mutlu bir gün başlangıcı için ideal olabilir.

  • Bir okuma köşesi kurun

İster akıllı telefon ve tabletlerinizden olsun, isterse de gazete dergi vb. mecralar. Sabahları hisse senedi, spor, sanat, siyaset ve ekonomideki gelişmeleri takip edebileceğiniz güzel bir alan yaratabilirsiniz. Hazırlamış olduğunuz sıcak içeceğinizle beraber bu alana taşının ve tadını çıkartmaya bakın. Ayrıca okuma yapmak, uyku ile uyanıklık arasındaki geçişi daha rahat hale getirebilir. Böylece yola çıkmadan önce gündemden uzaklaşmaz, çeşitli konular hakkında bilgilenir ve yeni öğrenimler yapabilirsiniz.

Ayrıca aklınızdaki yerleşim için size öneriler vermemizi isterseniz şimdi kişiye özel randevunuzu oluşturabilirsiniz.

  • Çay/kahve alanı hazırlayın

Çay, kahve veya dilediğiniz meşrubatı huzur içerisinde içebileceğiniz bir alan hayal edin. Bu alanın mutfak veya benzer özel bir yerde olmasına gerek yok. Yalnızca ufak ama güzel detaylar ile doldurulmuş bir alan yaratabilirsiniz. Çay/kahve ürünleri, bardak takımları, şeker, kaşık, masa örtüsü gibi yardımcı ürünleri de dahil sevimli bir alan. Güne başladığınız gibi yarattığınız bölüme geçebilir ve günün tadını hazırlayabileceğiniz sıcak içecekleriniz ile çıkarmaya başlayabilirsiniz. Bu alana sağlıklı kahvaltı ve atıştırmalık adına bazı yiyecekler de ekleyebilirsiniz. Çok uzun bir kahvaltı hazırlamak için vaktiniz yoksa, hem sizi yenileyecek içeceklerinizi hazırlar hem de kahvaltı yaparak günün en önemli öğünlerinden birini atlamamış olursunuz. Ayrıca sadece içim olacak da değil, pişerken çıkartacağı kokular ile de harekete geçiren, beynimizin uyarılmasını sağlayan güzel bir gün başlangıcı ve doping etkisi yaratabilirsiniz.

  • Çalar saatinizi gözünüze hoş gelen bir yerde konumlandırın

O sevmediğiniz an geldi ve alarm arka arkaya çalmaya başlarken gözünüzü açtınız. Yeşil mi yeşil, güzel bir doğa manzarasının içindeyseniz ne mutlu! Değilseniz yine de üzülmeyin, evinizin içinde size bu anlamda uygun alanlar mevcuttur. Bununla ilgili öncelikli olarak farkında olmaya çalışın, bu farkındalığa ulaşabilmek için evinizi keşfe çıkabilirsiniz. Belki bir fotoğraf, iyi bir sanat tablosu, pencerenin kenarından gördüğünüz sokaktaki çiçekler… Çalar saatinizi buraya konumlandırın. Çalar saatinizin yanına geçip kapattığınızda, sizin için değerli ve huzurlu bir alanda olabilirsiniz. Bu sayede güne başlamak, vücudunuzu ve algılarınızı harekete geçirmek için özel bir alan elde etmiş olabilirsiniz. Sonrasında ise sabah rutinlerinizi halledebilir, güzel bir kahvaltıya hazırlanabilirsiniz.

İlerleyen dönemlerde işlenmesini istediğiniz içerikleri yorumda bizimle paylaşın!

Yeni blog yazımızda görüşmek üzere.

Yorum Yok

Yorum Gönder